Sürdürülebilir Üretimin Yeni Eşiği
Avrupa Birliği’nin 2024 yılında yürürlüğe koyduğu Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Tüzüğü (ESPR), çevresel sürdürülebilirliği ürün politikalarının merkezine alarak Avrupa pazarlarında köklü bir dönüşüm başlatmıştır. Bu dönüşüm, yalnızca Avrupa’yı değil, onunla ticaret yapan tüm ülkeleri, özellikle Gümrük Birliği’ne taraf olan Türkiye’yi doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda, Türkiye’nin bu dönüşüme verdiği stratejik yanıt olan Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı (UDESEP), kapsamlı bir eşgüdüm mekanizması sunmaktadır.
Bu makale, ESPR’nin ana hatlarını, Dijital Ürün Pasaportu’nun (DPP) işlevlerini, AB’nin Delegated Acts sürecini, Türkiye’nin UDESEP kapsamındaki uyum düzeyini ve Circularity Gap Report 2023 doğrultusunda küresel döngüsellik karnesini incelemektedir.
Ayrıca, KOBİ’ler için yedi başlıkta uygulamaya dönük bir ile TİM-TÜBİTAK iş birliğindeki yeşil mentörlük programı hakkında bilgi sunmaktadır.
Ekotasarım Tüzüğü
Ekotasarım, ürünlerin dayanıklılık, onarılabilirlik, yeniden kullanılabilirlik ve geri dönüştürülebilirlik gibi çevresel kriterler doğrultusunda tasarlanmasını ifade etmektedir. ESPR, bu kriterleri hukuki bir zorunluluk haline getirmiştir. Yeni düzenleme, yalnızca enerjiyle ilgili ürünleri değil, AB’de piyasaya sunulan tüm fiziksel malları kapsamaktadır. ESPR ile birlikte DPP zorunluluğu gelmekte; ürünün tüm yaşam döngüsüne ilişkin çevresel bilgilerin şeffaf biçimde erişilebilir olması hedeflenmektedir.

Dijital Ürün Pasaportu
DPP, bir ürünün üretiminde kullanılan malzemelerden kullanım sonrası bertarafa kadar tüm yaşam döngüsüne ilişkin çevresel bilgileri içeren dijital bir kimliktir. QR kod, NFC etiketi gibi taşıyıcılar aracılığıyla ürün bilgileri erişilebilir olacak. Bu bilgiler arasında teknik veriler, geri dönüştürülmüş içerik oranı, yaşam döngüsü etkileri ve zararlı kimyasallar yer alır. İlk uygulamalar 2027'de tekstil ve lastikler için başlatılacaktır
Bu süreçte profesyonel danışmanlık desteği almak isteyen kurumlar için kapsamlı analiz ve çözüm önerileri sunuyoruz. Su verimliliği yolculuğunuzda size nasıl destek olabileceğimizi görüşmek için iletişime geçebilirsiniz.
Delegated Acts Süreci ve Öncelikli Ürün Grupları
Avrupa Komisyonu, ESPR kapsamında ürün bazlı detaylı düzenlemeleri Delegated Acts yoluyla oluşturacaktır. İlk Çalışma Planı 16 Nisan 2025 tarihinde yayımlanmış olup, önceliklendirilen ürün grupları: tekstil ve konfeksiyon, mobilya, lastikler, yatak şilteleri, demir-çelik ve alüminyumdur. Bu ürün gruplarına ilişkin ilk Delegated Act’lerin 2026 sonunda yayımlanması öngörülmektedir. Üreticilere uygulanması için en az 18 aylık geçiş süresi tanınacaktır.
Türkiye’nin Uyum Stratejisi: Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı (UDESEP)
Türkiye, Avrupa Birliği'nin döngüsel ekonomi vizyonuna uyum sağlamak amacıyla Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı’nı (UDESEP) yayımlamıştır. Bu strateji, AB’nin Döngüsel Ekonomi Eylem Planı ile yapısal ve tematik açıdan örtüşmekte; Türkiye’nin 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda kaynak verimliliğini artırmayı, atık oluşumunu azaltmayı ve sürdürülebilir üretim-tüketim modellerini yaygınlaştırmayı amaçlamaktadır.
UDESEP, belirlediği öncelikli sektörler (tekstil, plastik, elektronik ve bilgi iletişim teknolojileri, bina ve inşaat, ambalaj, batarya ve araçlar) Avrupa Birliği’nin Döngüsel Ekonomi Eylem Planı kapsamındaki öncelikli ürün grupları ile tam uyum içindedir. Bu eşleşme, hem ihracat uyumunu hem de AB standartlarının ulusal mevzuata entegre edilmesini kolaylaştıracaktır.
Planın uygulanma dönemi 2024-2028 olarak belirlenmiştir. Altı stratejik hedef altında şekillenen UDESEP, toplam 23 kilit amaç ve 56 eylemden oluşmaktadır. Başlıca eylemler arasında Dijital Ürün Pasaportu altyapısının kurulması, ekotasarım tebliğlerinin hazırlanması, atık-sonu kriterlerinin tanımlanması ve yeşil kamu alımları stratejisinin geliştirilmesi yer almaktadır. Böylece çevresel sürdürülebilirlik kriterleri hem üretim süreçlerine hem de kamu politikalarına sistematik olarak entegre edilecektir.
UDESEP ile Türkiye, yalnızca AB mevzuatına uyum sağlamayı değil, aynı zamanda kendi sürdürülebilir kalkınma vizyonunu da hayata geçirmeyi hedeflemektedir. Plan, sanayi, kamu ve tüketiciler arasında döngüsel ekonomi bilincini artırarak, Türkiye’nin kaynak verimliliği yüksek, rekabetçi ve yeşil bir ekonomiye geçişini hızlandırmayı amaçlamaktadır.
Küresel Döngüsellik Karnesi
Circularity Gap Report 2023’e göre, küresel döngüsellik oranı %7,2 iken, Türkiye’nin 2018 verisine göre bu oran %4,5’tir. AB ortalaması ise %11,7’dir. Bu düşük oran, Türkiye’nin atıkları ekonomiye geri kazandırma performansında gelişime açık bir konumda olduğunu göstermektedir.
KOBİ’ler İçin Uyum Rehberi
Ekotasarım Tüzüğünün tam olarak uygulamaya geçmesi, özellikle KOBİ’ler için dijital altyapı eksikliği, teknik bilgi yetersizliği ve uyum maliyetleri gibi ciddi operasyonel zorluklara neden olabilecektir. Özellikle Dijital Ürün Pasaportu gereklilikleri, küçük işletmeler için yüksek yatırım ve veri yönetimi yükü anlamına gelmektedir.
Bu kapsamda, KOBİ’lerin anılan sürece şimdi hazırlanmaya başlanması için önerilen eylemler:
1. LCA analizleri ile ürünlerin çevresel etkilerinin ölçülmesi,
2. Ekotasarım ilkeleri doğrultusunda ürün tasarımı,
3. DPP altyapısı için dijital sistemlerin kurulması,
4. Geri dönüştürülmüş hammadde oranının artırılması,
5. Teknik dosya ve uygunluk beyanı süreçlerinin oluşturulması,
6. AB ve ulusal fonlara erişim sağlanması,
7. Kurumsal kapasite artırımı için eğitim ve danışmanlık alınması.

TİM–TÜBİTAK Programı
TİM ile TÜBİTAK iş birliğiyle yürütülen mentorluk programı kapsamında, KOBİ’lere 6 ay boyunca birebir mentorluk desteği sunulmakta, karbon ayak izi stratejileri oluşturulmakta ve program maliyetlerinin %90’ı TÜBİTAK tarafından karşılanmaktadır; başvurular https://greentim.com/tim-tubitak adresi üzerinden yapılabilmektedir.
Sonuç: Erken Adım, Akıllı Yatırım
Bu yeni dönemde "sürdürülebilirlik" artık bir kurumsal sosyal sorumluluk tercihi değil, ticaretin yeni standardı. Gerek AB pazarıyla entegrasyon gerekse ulusal stratejilerin yönü açısından, ekotasarımı ana iş modeline entegre eden işletmeler geleceği kazananlar olacaktır.
KOBİ’lerin, bu dönüşüm sürecine erken uyum sağlaması, yalnızca yaptırımlardan korunmalarını değil, aynı zamanda yeni fırsatları yakalamalarını da sağlayacaktır.
