SKDM Basitleştirme Paketi Gerçekte Neler Getiriyor?

Avrupa Birliği, 17 Ekim 2025 tarihli AB Resmî Gazetesinde yayımlanan düzenleme ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kurallarında önemli değişiklikler yaptı.

SKDM Basitleştirme Paketi olarak da anılan yeni düzenleme karbon kaçağını önleme amacından taviz vermeksizin ithalatçılar için bürokrasiyi azaltmayı hedefliyor.

Temel Değişiklikler

50 Tonluk Eşik – Küçük İthalatçılara Muafiyet

En dikkat çekici yenilik, yıllık 50 tonluk “de minimis” muafiyet sınırının getirilmesi. Artık bir takvim yılı içinde toplam 50 tonun altında SKDM kapsamındaki ürünleri (çelik, alüminyum, gübre, çimento vb.) ithal eden firmalar SKDM yükümlülüklerinden muaf olacak. Ancak bu muafiyet hidrojen ve elektrik için geçerli değil.

Eşik aşıldığında ise ithalatçının o yılın tamamı için yetkili SKDM beyan sahibi olması gerekecek.

Bu düzenleme, yükümlü ithalatçı sayısını yaklaşık %90 oranında azaltırken, kapsanan emisyonların %99’unu sistemde tutacak.

Dolaylı İthalatçılara Esneklik ve Yetkilendirme

Yeni düzenleme kapsamında, gümrük temsilcileri ve lojistik aracıları artık ithalatçılar adına SKDM beyan sahibi olarak hareket edebilecek. Bu durumda, beyan sürecine ilişkin tüm yükümlülükler ve idari sorumluluklar doğrudan bu temsilcilere ait olacak.

Ayrıca, yıl içinde 50 tonluk yıllık eşiği aşması öngörülen ithalatçılar, SKDM kapsamına gireceklerini önceden tahmin etmeleri halinde, 31 Mart 2026 tarihine kadar yetkilendirme başvurularını gerçekleştirebilecek. Bu başvuruyu süresi içinde yapan firmalar, onay süreci devam ederken ithalat faaliyetlerini kesintisiz olarak sürdürebilecek, böylece ticari operasyonlarında herhangi bir aksama yaşamayacak.

Raporlama Takvimi Uzatıldı

Yeni düzenlemeyle birlikte, SKDM beyan ve raporlama takviminde önemli değişiklikler yapıldı:

• İlk resmi SKDM beyanları, 2026 yılı ithalatına ilişkin olmak üzere 30 Eylül 2027’ye kadar sunulacak.

• Şirketlerin, gömülü emisyon verilerini doğrulaması ve CBAM sertifikalarını satın alması için önceden 31 Mayıs 2027 olarak belirlenen süre, yeni düzenlemeyle 30 Eylül 2027’ye kadar uzatıldı.

• Ayrıca, sertifika geri alım (repurchase) son tarihi her yıl için 31 Ekim olarak belirlendi.

Bu düzenlemeler, işletmelere hem veri doğrulama hem de beyan hazırlama sürecinde operasyonel rahatlama sağlıyor.

Sertifika Yönetimi ve Finansal Esneklik

AB, şirketlerin nakit akışını korumak amacıyla SKDM sertifikalarına ilişkin finansal yükümlülüklerde de önemli bir değişikliğe gitti.

Artık her çeyrekte SKDM sertifikalarının en az %80’ini değil, yalnızca %50’sini bulundurmak yeterli olacak.

Bu değişiklik, özellikle yüksek hacimli ithalat yapan firmalar için önemli bir likidite avantajı yaratıyor.

Varsayılan (Default) Değerlerin Kullanımı Genişletildi

Yeni düzenlemeye göre, Avrupa Komisyonu, bazı ülkelerde güvenilir emisyon verisi bulunmaması durumunda, varsayılan karbon fiyatı ve emisyon faktörlerini kendisi belirleyecek.

Bu varsayılan değerler, en yüksek emisyona sahip ilk 10 ihracatçı ülkenin ortalamalarına göre hesaplanacak (Bu listede şimdilik Almanya, Fransa, İtalya, Plonya gibi ülkelerin olması bekleniyor). Ancak, eğer ilgili ülke için doğrulanabilir ve güvenilir veriler mevcutsa, o ülkeye özgü daha düşük, özel değerlerin kullanılması mümkün olacak.

Ayrıca, sadece gerçek emisyonlar doğrulama yükümlülüğüne tabi olacak; varsayılan değerler üzerinden yapılan hesaplamalar ise doğrulama kapsamı dışında tutulacak.

Yurt Dışında Ödenen Karbon Bedeli İndirilebilecek

Yeni düzenleme, ithal edilen ürünlerin üretimi sırasında yurt dışında ödenmiş karbon maliyetlerinin SKDM hesaplamasından indirilebilmesine açık bir hukuki çerçeve getiriyor.

Artık yalnızca menşe ülkede değil, üçüncü ülkelerde ödenen karbon bedelleri de beyana dahil edilebilecek. Ancak, ilgili ülkede bu bedeller için herhangi bir karbon telafisi, sübvansiyon veya iade uygulanmışsa, bunlar mutlaka indirilecek tutardan düşülmek zorunda.

Bu değişiklik, karbon maliyetlerinin çifte sayılmasını önlemeyi ve raporlamada adil karbon fiyatlaması sağlamayı amaçlıyor.

Kapsam Güncellemeri

Yeni düzenlemeyle, SKDM kapsamındaki ürün listesinde bazı güncellemeler yapıldı. Kalsine edilmemiş kil mekanizma kapsamından çıkarıldı. Elektrik için ise yalnızca doğrudan emisyonların dikkate alınacağı netleştirildi.

Ayrıca, SKDM ile AB Emisyon Ticaret Sistemi arasındaki sınırlar yeniden tanımlanarak, özellikle çelik ve alüminyum gibi karmaşık üretim zincirlerinde karbon hesaplamasının daha tutarlı ve kolay yapılabilmesi sağlandı.

Bu sayede hem çifte karbon maliyetinin önüne geçilmesi hem de farklı sistemlerdeki emisyon fiyatlamalarının birbiriyle uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor.

Basitleştirme Paketiyle Gelen Daha Sıkı Hükümler

Basitleştirme Paketi genel olarak idari yükü azaltmayı hedeflemekle birlikte mevzuatın güvenilirliğini korumak için bazı alanlarda daha sıkı kurallar getirerek aslında “basitleştirme” ile “disiplin” arasında yeni bir denge kuruyor.

Kötüye Kullanım ve Arkadan Dolanmaya Karşı (anti-circumvention) Önlemler

Paket, 50 tonluk muafiyet eşiğini aşmamak için ithalatları bölme, farklı ithalatçılar üzerinden bildirim yapma gibi yapay düzenlemelere karşı daha katı kurallar getiriyor. Yetkililer, bu tür yapay işlemleri tespit etme ve cezalandırma konusunda daha geniş takdir yetkisine sahip olacak

Yetkilendirilmemiş İthalatçılar İçin Daha Ağır Cezalar

50 tonluk sınırı aştığı halde yetkili SKDM beyan sahibi olmayan ithalatçılar için ceza, ton başına uygulanacak standart cezanın 3 ila 5 katına kadar çıkarılabilecek. Ancak hatanın kasıtsız veya küçük olması durumunda ceza indirimine gidilebiliyor.

Eşik Aşımı

Bir ithalatçı yıl içinde 50 tonluk sınırı aştığında, o yıl yaptığı tüm SKDM kapsamındaki ithalatların gömülü emisyonları beyan ve sertifika yükümlülüğüne tabi oluyor. Yani “kısmi muafiyet” hakkı ortadan kalkıyor.

Eşik Değerin Sıkılaştırılabilmesi

Avrupa Komisyonu, 50 tonluk muafiyet eşiğini her yıl gözden geçirme ve gerekirse sıkılaştırma yetkisine sahip. Amaç, gömülü emisyonların en az %99’unun SKDM kapsamına girmesini sağlamak.

Türk İhracatçılar İçin Ne Anlama Geliyor?

Türkiye, SKDM kapsamındaki çelik, alüminyum, çimento ve gübre gibi sektörlerde Avrupa Birliği’nin en büyük tedarikçileri arasında yer alıyor.

Yeni düzenlemeyle birlikte, yıllık 50 tonun altındaki ihracatlar artık de minimis eşiği kapsamında muaf tutulacak; bu da özellikle küçük ölçekli ihracatçılar için önemli bir kolaylık sağlayacak.

Ancak büyük ölçekli ihracatçılar açısından tablo değişmiyor: doğrulanabilir emisyon verilerinin sunulması ve veri toplama–doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesi artık ertelenemeyecek bir zorunluluk haline geldi.

Türkiye bu süreçte rekabet gücünü koruyabilmek için kendi Emisyon Ticaret Sistemi ve Yeşil Taksonomi çalışmalarını tamamlayarak, hızla karbon fiyatlamasını AB standartlarıyla uyumlu hale getirmeye yönelik adımları hayata geçirmeli. Bu adımlar, Türk ihracatçılarının sadece karbon maliyetlerini azaltmasını değil, aynı zamanda sınırda karbon düzenlemesi sonrası dönemde AB pazarında eşit rekabet koşullarına sahip olmasını sağlayacak.

İhracatçılarımız açısından SKDM mevzuatındaki gelişmeleri takip etmek büyük önem taşıyor. Zira, önümüzdeki dönemde SKDM’nin kimya, plastik, petrokimya, ara mamul/yarı mamul ürünler gibi daha fazla sektörü içine alacak şekilde genişletilmesi tartışılıyor.

Gelişmelerden haberdar olmak için 10k Danışmanlığı takibe devam edin.

By Published On: 18 Ekim 2025Categories: BlogTags:

Blog yazımızı paylaşın