Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi (Corporate Sustainability Due Diligence Directive – CSDDD) ve Türkiye’ye Olası Etkileri

CSDDD Nedir?

Avrupa Komisyonu 23 Şubat 2022’de küresel değer zincirleri boyunca sürdürülebilir ve sorumlu kurumsal davranışı teşvik etmek amacıyla kurumsal sürdürülebilirlik özen yükümlülüğü konusunda bir Direktif önerisi kabul etti. 24 Mayıs 2024’te Avrupa Birliği Konseyi tarafından onaylanarak kabul süreci tamamlanan Direktif, 5 Temmuz 2024 tarihli AB Resmi Gazetesinde yayımlandı.

Direktifte, sürdürülebilir bir ekonomiye dönüşümün gerek AB’nin temel siyasi önceliği olduğu gerekse toplumun ve gezegenin refahı için gerekli olduğundan bahisle, şirketlerin sürdürülebilir ve adil bir ekonomi ve toplum yaratmada kilit rol oynamak üzere net bir çerçeveye ihtiyaç duyduğunun altı çiziliyor.

Kurumsal sürdürülebilirlik özen yükümlülüğü konusunda AB düzeyindeki mevzuatın yeşil dönüşümü destekleyeceği, Avrupa ve ötesinde insan haklarını koruyacağı öne sürülüyor.

Esasen AB’de birçok şirket halihazırda kurumsal sürdürülebilirlik araçlarını kullanıyor olmakla beraber, yapılan araştırmalar, şirketlerin gönüllü olarak eylemde bulunduklarında tedarik zincirlerinin yalnıza ilk halkasına odaklandıklarını, buna karşılık insan hakları ve çevresel zararın daha çok değer zincirinin alt halkalarında meydana geldiğini ortaya koyuyor.

Direktif, şirketlerin faaliyetlerini insan hakları ve çevre boyutlarıyla ele almalarını zorunlu kılan ve hem mevcut hem de potansiyel olumsuz etkileri azaltmayı, sosyal performansları ise daha tutarlı temellere oturtmayı amaçlayan bir dizi düzenleme içeriyor.

Sürdürülebilirliğe geçiş için anlamlı bir katkı sağlayabilmek amacıyla olumsuz insan hakları ve çevresel etkilere ilişkin özen yükümlülüğü yapılması gereken tüm durumlar Direktif ekinde tanımlanmış durumda.

Direktifin Temel Unsurları Nelerdir?

Kurumsal Özen Yükümlülüğü:

– Şirketler, kendi faaliyetleri, iştirakleri ve tedarik zincirleri üzerinde mevcut ve potansiyel olumsuz insan hakları ve çevresel etkileri belirlemekle yükümlü.

– Bu belirlenen etkileri sona erdirmek, önlemek, hafifletmek ve muhasebeleştirmek için şirketlerin ilgili süreçleri kurması gerekiyor.

– Belirli büyük şirketler, iş stratejilerini küresel ısınmayı 1.5 °C ile sınırlamaya yönelik bir plana uygun hale getirecek.

– Yöneticiler, kurumsal özen yükümlülüğünü şirketin genel kurumsal stratejisine etkili bir şekilde entegre etme, ilgili süreçleri başlatma, uygulama ve denetleme sorumluluğuna sahip.

İdari Denetim

– Üye Devletler, kuralların denetlenmesi ve uygulanması için bir denetim makamı belirleyecek. Bu makam, etkili, orantılı ve caydırıcı yaptırımları içerecek şekilde para cezaları uygulama yetkisine sahip olacaktır.

– Avrupa düzeyinde Komisyon tarafından bir Avrupa Denetleyici Otoriteler Ağı kurulacak.

Kamu Alımları

Direktif kapsamındaki kurumsal sürdürülebilirlik yükümlülüklerinin, kamu ihalelerinde dikkate alınabilecek bir değerlendirme kriteri olarak kabul edilebileceği yer alıyor. Yani, şirketlerin sürdürülebilirlikle ilgili yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, kamu alımları ve ihale süreçlerinde önemli bir faktör olabilecek.

CSDDD Ne Zaman Uygulanacak?

Direktif 5 Temmuz 2024 tarihli Avrupa Birliği Resmi Gazetesi'nde yayımlandı ve 25 Temmuz 2024’te yürürlüğe girdi. Üye Devletlerin 26 Temmuz 2026’ya kadar Direktifi ulusal mevzuata aktarmaları ve ilgili metinleri Komisyon’a iletmeleri gerekiyor. Bundan bir yıl sonra ise kurallar şirketlere uygulanmaya başlayacak.

CSDDD Hangi Şirketlere Uygulanacak?

CSDDD şirketlerin büyüklüğüne göre kademeli olarak üç etapta uygulanacak:

• 26 Temmuz 2027’den itibaren 5.000+ çalışanı ve 1,5 milyar €+ cirosu olanlar;

• 26 Temmuz 2028’den itibaren 3.000+ çalışan ve 900 milyon €+ cirosu olanlar;

• 26 Temmuz 2029’dan itibaren ise 1.000+ çalışan ve 450 milyon €+ ciro eşiğindeki “kalan tüm” şirketler kapsama girecek.

KOBİ'ler halihazırda uygulama kapsamı dışında olmakla birlikte, Direktif büyük şirketlerin tedarik zincirlerini kapsamlı bir şekilde değerlendirmelerini zorunlu kılıyor. Bu durum büyük şirketlerin KOBİ'lerle olan iş ilişkilerini ve tedarik zincirlerinde KOBİ'lerden beklenen sürdürülebilirlik standartlarını da etkiliyor. Sonuç olarak, KOBİ'ler de dolaylı olarak bu Direktiften etkilenecek.

Şirketlerin özen yükümlülüğü yükümlülüklerine uyup uymadıkları Üye Ülkeler tarafından denetlenecek ve gerekli hallerde para cezası uygulanması da dahil olmak üzere şirketin özen yükümlülüğü yükümlülüklerine uyması sağlanacaktır.

CSDDD’nin Türkiye'ye Olası Etkileri Nelerdir?

Avrupa Birliği'nin yeni Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi, şirketlerin faaliyetlerini daha sürdürülebilir ve sorumlu bir şekilde yürütmelerini sağlamak için önemli bir adım atmakta.

CSDDD, özellikle AB ile yoğun ticari ilişkileri olan Türkiye gibi ülkelerde faaliyet gösteren firmalar üzerinde önemli etkiler yaratacak. Bu kapsamda, Türkiye'deki firmaların dikkate alması gereken bazı ana etkiler:

1. Tedarik Zinciri Uyum Gereklilikleri: Türk firmaları, AB'ye ihracat yapabilmek veya AB merkezli firmalarla iş birliği sürdürebilmek için tedarik zincirlerinde insan hakları ve çevresel etkiler konusunda durum tespiti yapmak zorunda kalabilecek, bu durum, tedarik zincirinin her aşamasında daha yüksek standartların benimsenmesini gerektirecek.

2. Maliyet Artışları: Özen yükümlülüğü sürecinin kurulması ve işletilmesi, Türk firmaları için ek maliyetler doğuracak. Bu maliyetler hem kurumsal yapıların düzenlenmesi hem de tedarik zincirinin uyumlu hale getirilmesi için gerekli harcamaları içerebilecek.

3. Rekabet Avantajı: AB'nin sürdürülebilirlik standartlarına uyum sağlayan Türk firmaları, Avrupa pazarında rekabet avantajı elde edebilecek. Bu firmalar, daha sürdürülebilir ve sorumlu bir imaj yaratarak müşteri güvenini artırabilecek ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımcıların ilgisini çekebilecek.

4. Hukuki ve İdari Yaptırımlar: Direktife uyum sağlamayan firmalar, AB içinde hukuki ve idari yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecek. Bu yaptırımlar, para cezaları ve kamu ihalelerinden men edilme gibi ciddi sonuçları içerebilecek.

5. Şeffaflık ve İletişim: Yeni Direktif, firmaların özen yükümlülüğü politikalarını ve aldıkları önlemleri kamuoyuna açık bir şekilde raporlamalarını gerektiriyor. Bu durum, Türk firmalarının şeffaflık ve iletişim stratejilerini gözden geçirmelerini ve geliştirmelerini zorunlu kılabilecek.

Türk Firmaları Nasıl Hazırlanmalı?

Avrupa Birliği'nin yeni Kurumsal Sürdürülebilirlik Özen Yükümlülüğü Direktifi, Türk firmaları için hem zorluklar hem de fırsatlar barındırıyor. Türk firmalarının CSDDD’ye uyum sağlamaları, uzun vadede hem ticari sürdürülebilirliklerini korumaları hem de rekabet avantajı elde etmeleri açısından kritik öneme sahip. Bu bağlamda, firmaların aşağıdaki adımları atmalarını öneriyoruz:

Uyum Stratejileri Geliştirme: Türk firmaları, CSDDD'nin gerekliliklerini anlamak ve bunlara uyum sağlamak için stratejik planlar oluşturmalı.

Tedarik Zinciri Yönetimi: Şirketler, tedarik zincirlerinin her aşamasında insan haklarına ve çevresel etkilere odaklanarak sürdürülebilirlik standartlarını benimsemeli.

Çalışan Eğitimleri: Sürdürülebilirlik ve sorumluluk konularında çalışanların bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi önemli.

Şeffaflık ve Raporlama: Şirketler, özen yükümlülüğü süreçleri ve alınan önlemler hakkında düzenli ve şeffaf raporlar hazırlamalı.

Hukuki Danışmanlık: CSDDD'nin hukuki yükümlülüklerini anlamak ve uyum sağlamak için şirketlerin hukuki danışmanlık alması önemli.

By Published On: 7 Ekim 2025Categories: BlogTags:

Blog yazımızı paylaşın